Tokat atma mevzusu

Kadınların erkeklere her nerede olursa olsun, tokat atmaları bana hep komik gelmiştir. Tokadı yiyen erkek g.t gibi kalıyor, bir şey yapamıyor , öyle aval aval bakıyor. Aslında o tokat çok şeyi anlatıyor, manayı bulmamıza yardımcı olmaya çalışıyor. O tokattan sonra zaten hiçbir şey eskisi gibi olmuyor, olmazda. O tokadı yiyen erkek kadınına daha bir âşık oluyor, kulu kölesi oluyor. Aslında ben zaten çoğu kadının erkeklere tokat atma içgüdüsüyle doğduğuna inanırım.

Genel kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

N’oluyor lan

Bu hafta sonundan başlamak üzere şu yazıyı yazana kadar aksilikler peşimi bi türlü bırakmıyor.

  1. Galatasaray yenildi.
  2. Bugün öğlen mp3 çalarımın ekranı kendine jilet atmışcasına çizildi, akşam vakti pes 6 oynarken taraftara dayanamayan hoparlörler bozuldu. Güya hoparlör seçerken yazısı yazdık iyi mi.
  3. Sonra elimi neye atsam kuruyor… Telefonumun titreşimi de sizlere ömür oldu.

bi gariplik var çözemedim bakalım hayırlısı…

Genel kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Koş Lola koş

İnsan yarışan hayvandır. Daha sperm halindeyken bu yarış başlıyor, bütün hızıyla da devam ediyor. Dünyayla, toplumla, doğayla, birbirimizle, kendimizle yarışıp duruyoruz. Sonunda ne oluyor, yarışı kaybediyoruz. Kazanılan hiçbir yarış yoktur çünkü “yarışmak” zaten kaybetmek demektir. Sistemi öyle güzel kurmuşlar ki, yarışmayı kabul etmediğin an yok oluyorsun. Peki, yarışınca ne oluyor? Bu sefer de yarışa yarışa kendini yok ediyorsun.

Çünkü insanoğlu incinen ve inciten, kıran ve kırılan, yok eden ve bundan zevk alan, parçalayan ve bunu inatla sürdüren, ezen ve bundan gurur duyan ilk ve tek canlıdır şu koskoca evrende.

Eleştiri, Genel kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

yavaş yavaş ölüyorduk

Her şeyi ama istisnasız her şeyi yanlış öğrettiler bize. Şimdi bu yaşımda hiçbir şey bilmeyen biri olarak başlayabilseydim hayata, doğruları öğrenmem çok kolay olurdu. İşim zor. Önce şimdiye kadar öğrendiğim her şeyi unutmam, sonra her şeyi yeni baştan öğrenmem gerekiyor. Terslik şurada; sadece bildiklerimi değil bugüne dek yaşadıklarımı da unutmam, yok etmem gerekiyor. Geçmişini silince bir tek bedenin kalıyor geriye. Geçmişi olmayan, ortalıkta gezinen, sap kalmış bir beden. Anatomi kitaplarında çizilen bedenler gibi. Tıpatıp uyuyor. Ama unutmamak lazım onlar sadece resim. Her resim gibi tek boyutlu ve derinliksiz.

Resmin geçmişi olmaz. Yanlışları da olmaz. Ölümün bir anda geldiği, her şeyin bıçakla kesilir gibi bitiverdiği öğretildi bize… Birazı ölüyken birazı canlı kalıyordu insanın. Yarı canlı, yarı ölü geziyorduk ortalıkta. Bilemem. Bilsem bile, bildiklerimin bize öğretilen yanlış bilgilerden biri olmadığına nasıl emin olabilirim ki? . Belki de yanlıştı bu, belki de yavaş yavaş ölüyorduk.

Genel kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Kısık sesle konuşan insanlar

Kısık sesle konuşan insanlardan hiç hazzetmemişimdir. Duymak için çaba sarf edersiniz, anlamazsınız ne dediniz diye sormaktansa he he dersiniz geçersiniz ne konuşursa konuşsun, hep boş konuşmuş, ne kadar konuşursa konuşsun, hep boşa konuşmuş olur. Böyle insanların yalnız olmaları kuvvetli ihtimaldir. Yalnızlık ömür boyudur bu arkadaşlar için. Çünkü kimse bu insanlarla arkadaş olmak istemez. Kim muhabbet esnasında “duymak için yorulmak zorunda kalmak” ister ki. Zaten yorgunluk da ömür boyu.

Genel kategorisinde yayınlandı. 2 Yorum »